Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

EMDR Terapisi (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) Nedir?

EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprocessing), Türkçeye Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme olarak çevrilen, etkinliği uluslararası sağlık ve psikiyatri örgütlerince kabul görmüş, kanıta dayalı bir psikoterapi yaklaşımıdır.

EMDR Terapisi; yaşanan olumsuz, zorlayıcı veya travmatik olayların zihinde “işlenmeden” kilitli kalmış anı ağlarını yeniden harekete geçirmeyi ve bu anıların günümüzdeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmayı hedefler.

EMDR Terapisinin Temel Mekanizması: Adaptif Bilgi İşleme Modeli

Zihin, doğası gereği karşılaştığı deneyimleri işleme ve sindirme kapasitesine sahiptir. Ancak aşırı stres, korku, çaresizlik veya travma yaratan anlar yaşandığında beyin bu bilgiyi sağlıklı bir şekilde işleyemez. İşlenemeyen bu anılar; duygusu, beden duyumu ve olumsuz inancı ile birlikte olduğu gibi zihinde depolanır.

Bugün benzer bir olayla karşılaşıldığında, geçmişteki o işlenmemiş anı tetiklenir ve kişi sanki o olumsuz olayı “şu anda yeniden yaşıyormuşçasına” kaygı, panik, çaresizlik veya öfke hisseder.

  • Çift Yönlü Uyarım: EMDR seanslarında göz hareketleri, işitsel veya dokunsal uyaranlar gibi çift yönlü uyarım teknikleri kullanılarak beynin her iki yarım küresi uyarılır.
  • Yeniden İşleme: Bu uyarım sayesinde kilitli kalmış anı ağına erişilir; olay nesnel bir gerçeklik olarak zihinde ait olduğu yere (geçmişe) yerleştirildiğinde olumsuz duygusal yükü nötrlenir.

EMDR Hangi Durumlarda ve Kimler İçin Uygundur?

EMDR Terapisi, yalnızca büyük felaketler veya kazalar için değil; kişinin kendilik algısını, ilişkilerini ve yaşam kalitesini olumsuz etkleyen her türlü “sıkıntı veren yaşantı” için son derece etkilidir:

  • Travma ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB): Kazalar, kayıplar, taciz/istismar yaşantıları, doğal afetler veya ciddi hastalıklar.
  • Çocukluk Çağı Olumsuz Yaşantıları: Erken dönemde yaşanan duygusal ihmal, akran zorbalığı, reddedilme veya aşağılanma anıları.
  • Kaygı Bozuklukları ve Panik Atak: Aniden gelişen yoğun panik hissi, beklenti anksiyetesi ve kontrolü kaybetme korkusu.
  • Özgül Fobiler: Uçak, yükseklik, kapalı alan, sosyal ortamlarda bulunma veya hayvan fobileri.
  • Karmaşık Yas Süreçleri: Bir yakının kaybından sonra tamamlanamayan, takılı kalınan hüzün ve suçluluk süreçleri.
  • Performans Kaygısı ve Özgüven Eksikliği: Sınav kaygısı, topluluk önünde konuşma korkusu ve derin yetersizlik hisleri.